Anne Babanın Boşanması Durumunda Çocukla Kişisel İlişki Kurulması
Çocukla Kişisel İlişki
Çocukla kişisel ilişkinin yaygın türü, velayeti anneye ya da babaya bırakılan çocukların diğer ebeveyni ile görüşmesi olarak bilinir. Kendisine velayet verilmeyen ebeveyn, mahkeme kararında belirlenen süre ve şekilde çocukla ilişki kurabilecektir.
Çocukla kişisel ilişkinin bir diğer hali ise, anne baba dışındaki büyükanne ve büyükbaba gibi diğer akrabaların veya kişilerin çocukla kişisel ilişki kurması halidir. Mahkemece çocuğun menfaatine olduğuna karar verilmesi halinde, özellikle büyükanne ve büyükbaba olmak üzere hala, amca, teyze dayı gibi diğer kişilerin çocukla kişisel ilişki kurulmasına izin verilebilir.
Büyükbaba ve Büyükannenin Torunlarıyla Kişisel İlişki Kurması
Boşanma sonrasında çocukla ilişki kurulmasını en çok talep eden kişiler, büyükanne ve büyükbabadır. Ülkemizin aile yapısı gereğince çocuklar, büyükanneler ve büyükbabalarla yoğun ilişki içerisinde büyümektedir. Bu nedenle boşanma durumunda, büyükanne ve büyükbaba mahkemeden çocukla kişisel ilişki kurulması talebinde bulunabileceklerdir.
Diğer Üçüncü Kişilerin Kişisel İlişki Kurması
Türk Medeni Kanunu m.325 çocukla ilişki kurabilecek kişilere ilişkin bir sınırlama getirmemiştir. Hüküm gereğince öngörülen temel kriter çocuğun menfaatinin bulunmasıdır. Çocukla ilişki kurmayı en çok talep eden kişiler büyükanne ve büyükbaba olsa da; hala, amca, teyze dayı gibi akraba veya kişiler de kişisel ilişki kurulmasını talep edebilirler. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi T. 27.02.2008, E. 17948, K. 2389)
Çocukla Kişisel İlişki Kurulması Şekli
Çocukla kişisel ilişki kurulmasının şekli çocuğun menfaatine ve aradaki ilişkinin yoğunluğuna göre değişiklik gösterecektir. Fakat üçüncü kişilerin çocukla ilişki kurması ebeveynlerin ilişki kurması kadar sık ve aynı şekilde olmayacaktır. (YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2016/12739 - K. 2016/12650- T. 28.6.2016)
Çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin başlıca kurallar şu şekilde sıralanabilir;
Kişisel ilişki kademeli olmamalıdır. Çocuk ile kurulacak kişisel ilişki, yıllara ve çocuğun yaşına göre değişiklik göstermemelidir.
Kişisel ilişki kurulması şekli seçimlik olarak kararlaştırılamaz. Örneğin, görüşmenin Cumartesi veya Pazar gününde yapılması şeklinde görüşme gününün hangi gün olacağı belirsiz bırakılamaz.
Kişisel ilişkinin kurulması şekli çocuğa veya taraflara bırakılamaz. Zira bu durum kararın uygulanmasını zorlaştıracak ve yeni anlaşmazlıklara sebebiyet verecektir.
Kardeşler ile kişisel ilişki kurulması söz konusu ise, kişisel ilişki kurulması birlikte olmalıdır.
Kişisel ilişki başkasının gözetiminde gerçekleştirilmesine karar verilemez. Kişisel ilişki kendi doğalığında gerçekleştirilmelidir.
Kişisel ilişki süresi makul olmalıdır. Kişisel ilişkinin süresi, ilişki kurulmasının amacını gerçekleştirecek mahiyette olmalıdır. (Yargıtay 2. HD T. 12.11.2014, 2014-14356 E. 2014/22516 K.)
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre farklı sonuçlar doğabilir. Dosyanıza ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.